tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
tatil etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ocak 1

Singapur'da Resmi Tatiller / Public Holidays in Singapore - 2017


Morning at East Coast Park
Türkiye'de yıllık tatil günü adedi 13.5 gün ile 17 gün arasında değişmektedir. Her ne kadar bu kadar tatil yapmanın ekonomik zararlarından söz edilse de, ben milletçe dinlenmenin, sevdiklerimizle daha fazla zaman geçirmenin ve stresimizi biraz olsun üzerimizden atabilmenin ekonomik zarardan çok daha önemli olduğuna inanıyorum. Bu yüzden hiçbir tatilimi gönüllü bir şekilde çalışarak geçirmem :)

Singapur'da ise yıllık resmi tatil günü sayısı 11 ve bizde olduğu gibi resmi tatilleri esnetme gibi bir uygulama yok. Biraz da bunun etkisiyle olmalı, tatil planları aylar öncesinden yapılıyor. Eğer burada yaşayacaksanız ve bu kısa tatilleri yakınlarda bir beldede geçirmek istiyorsanız, elinizi çabuk tutmalı ya da normalden daha yüksek bir tatil bütçesi ayırmayı göze almalısınız. Zira Singapurlular'ın deyimiyle buradaki halk ''pasaportları cepte'' yaşıyor ve bu küçük fırsatları olabildiğince etkin kullanıyor.

Multi-kültürel bir populasyona sahip olan Singapur'da Budizm, Hinduizm, İslam ve Hristiyanlığın en önemli dini günleri de resmi tatil olarak belirlenmiştir. Bazı önemli günlerin ay takvimine göre kutlanması nedeniyle her yıl tarihleri yeniden belirlenir. Bu tarihleri en net olarak Singapur Çalışma Bakanlığı (Ministry of Manpower of Singapore - MOM) internet sitesinden öğrenilebilirsiniz.


Yeni Yıl - New Year’s Day: 1 Ocak 2017 - Jan 1, 2017
Çin Yeni Yılı - Chinese New Year: 28-29 Şubat 2017 - Feb 28-29, 2017 (*)
Kutsal Cuma (Paskalya yortusundan önceki gece) - Good Friday: 14 Nisan 2017 - Apr 14, 2017
İşçi Bayramı - Labour Day: 1 Mayıs 2017 - May 1, 2017
Buddha'nın doğumgünü - Vesak Day: 10 Mayıs 2017 - May 10, 2017
Ramazan Bayramı - Hari Raya Puasa: 25 Haziran 2017 - Jun 25, 2017
Singapur Ulusal Bağımsızlık Günü - National Day 9 Ağustos 2017 - Aug 9, 2017
Kurban Bayramı - Hari Raya Haji: 1 Eylul 2017 - Sep 1, 2017  
Fener Festivali - Deepavali (Diwali): 18 Ekim 2017 - Oct 18, 2017 (*)
Noel - Christmas: 25 Aralık 2017 - Dec 25, 2017

(*) Resmi tatil günü Pazar gününe geliyorsa, takip eden Pazartesi günü tatil ilan edilir. 

Perşembe, Ekim 2

10 doların altında alınabilecek güzel hediyeler

Ufukta Türkiye tatili mi görünüyor? Siz de benim gibi sevdiklerinin bir hediyeyle hatırlanmasından hoşlananlardansanız, hediye alım işini yapılacaklar listesine çoktan atmış olmalısınız.


  • Ev yapımı hediyeler: Eğer Singapur'daki dostlarım içinse genellikle hediyelerimi kendi elimle yapmaya özen gösteriyorum. Zamanımı ayırmak, bir mağazadan seçilmiş bir hediye yerine kendi emeğimi ve yaratıcılığımı koymak daha manalı. Aynı düşünceyle aldığım hediyeler de beni mutlu ediyor doğrusu. Bu kategoride yapmayı en sevdiğim hediyeler ev yapımı çikolata, dekoratif kurabiyeler, kendi yetiştirdiğim afrika menekşeleri ya da dikiş makinemden çıkan basit ama kullanışlı şeyler oluyor. Fakat iş Türkiye tatiline gelince durum farklı. Hediyeleri Güneydoğu Asya'nın kültüründen seçmek çok daha manalı ve ilgi çekici oluyor. Malum benim mutfaktan çıkan şeyler burada her ne kadar makbule geçse de, Türkiye'de onca hamarat yakınımın elinden çıkanların yanında esamesi okunmaz. 
  • Daiso: Türkiye'de emsalleri denenmiş ama kalitede yanına bile yaklaşamayacakları, herşeyin 2 Singapur Doları olduğu Japon franchise Daiso çok miktarda ve enteresan hediyeler almak için biçilmiş kaftan. Sushi gereçlerinden başlayın, bahçe malzemelerine kadar herşeyin olduğu bu mağazalarda  saatler geçirdiğimi bilirim. Eğer henüz keşfetmediyseniz en azından bir kez uğramanızı tavsiye ederim. Çocuklarınızın doğumgünü partilerinin olmazsa olmazı goodie bags için de mutlaka dikkate alınmalı. 
  • Chinatown: Neler yok ki burada. Hepsini saymayacağım ancak çesitli yaş gruplarına göre buradan toplu halde aldığım bazı hediyelikleri paylaşmak istiyorum. Buzdolabı magnetleri, abiye saç tokaları, anahtarlıklar, el işi danteller, yazlık elbiseler, kimonolar (evet 10 dolara harika kimonolar bulmustum, tabi toplu aldığım için indirimli olabilir), kağıttan yapılma dekoratif süslemeler (ejderhalar, ananaslar, Çin figürleri vb.), makyaj çantaları ve kafa masajı aleti gibi bazı zihni sinir icatlar. Ayrıca Chinatown'ın tam ortasında bulunan Buddha Tooth Relic Temple and Museum'da mantra cd'leri ve meditasyonla ilgili hediyelikler bulmak mümkün. Üstelik bağışta bulunmuş oluyorsunuz.
  • Tropikal meyveler: Evet bu da bir alternatif. Benim yeğenim longan ve lychee'ye bayılıyor örneğin. Eğer bavulunuzda yeterince yer varsa, Türk damak zevkine uygun tropikal meyveleri de değerlendirmenizi tavsiye ederim.
Singapur'un bir alışveriş cenneti olduğunu düşünürsek, alternatifler bitmez. Sizin bulduğunuz ilginç ve aynı zamanda bütçe dostu hediyeler varsa lütfen yorumlar kısmında paylaşmaktan çekinmeyin.




Perşembe, Haziran 12

Rahat bir yolculuğun altın kuralları

Kim uzun bir yolculuk sonunda tutulmuş bir boyun, bozulmuş bir mide ya da kaybedilmiş bir bagajla tatiline başlamak ister ki? Eğer siz de tatil boyunca çekilen ızdıraplarla ''evim evim güzel evim'' diyenlerdenseniz aşağıda sizin için önereceğim ipuçlarına bir göz atın. 

  • Yolculuk yapacağınız her ülkenin giriş koşullarını öğrenin. Doha aktarmalı bir seyahatimde, ülkeye giriş için vize istenmemektedir bilgisine güvenip, en azından bir sahra turu yaparım ümidiyle 8 saatimi havaalanının lounge'ında geçirmek zorunda kalmıştım. Meğer bunun için en azından 4 ya da 5 yıldızlı bir otelde rezervasyonunuzun olması gerekiyormuş. Size tavsiyem mutlaka konsolosluk bilgilerine göz atmanızdır. Bunun için en güvenilir kaynağın dışişleri bakanlığımızın web sayfası olduğunu düşünüyorum. Eğer gideceğiniz ülke ile Türkiye arasındaki vize anlaşmalarında yakın zamanda değişiklik olmuş ise, o ülkenin konsolosluk sayfasından bu değişikliğin duyurusunun bir kopyasını da yanınıza almanızda fayda var. Endonezya ile vizeler ilk kalktığında sorun yaşayan arkadaşlarım olmuştu.
  • Hafif seyahat edin. Yoksa siz hala gittiği her yere nevresimini taşıyanlardan mısınız? Bir arkadaşım İtalya'ya giderken yanına ton balığı konservesi bile aldığını söylemişti. Oysa yalnızca gerçekten ihtiyacınız olan ve gittiğiniz yerde bulma şansınızın olmadığı şeyleri almaya özen göstermelisiniz. Sadece el bagajı ile yolculuk yapabiliyor olmak ise size hem havaalanlarında 30-45 dakika kazandırır hem de hareket kabiliyetinizi arttırır. Eğer iniş sonrasında bir yere yetişmeniz gerekiyorsa ve yalnızca el bagajınız varsa, check-in yaptırırken ön sıralardan koltuk isteyebilirsiniz. 4 tekerli bavullar biraz daha pahalı olabilir ancak daha pratiktirler. Ayrıca renkli bir kurdela ya da etiket bavulunuzu daha hızlı farketmenizi sağlayabilir. 
  • Yolculuk kıyafetlerinizi özenle seçin. Özellikle uzun uçuşlarda rahat kıyafetler önemlidir. Biraz özenle, hem konforlu hem de şık bir yolculuk yapabilirsiniz. Daha önceden giymediğiniz bir kıyafetinizi ya da ayakkabınızı ilk olarak yolculuğunuzda kullanmanızı da tavsiye etmem.
  • Kendinizi rahatlatın. Artık pek çok havayolu şirketi özellikle uzun uçuşlarda yastık, battaniye, kulaklık, göz maskesi, terlik, çorap, gazete ve dergi gibi konforunuzu arttıracak eşyaları size temin ediyor. Bunları havayolu şirketi sağlamıyorsa siz de küçük bir el çantasında bunları hazır bulundurabilirsiniz. Ben ek olarak yolculuklarda lens kullanmak yerine gözlüğümü tercih ediyorum.
  • Hareketsiz kalmayın. Özellikle uzun boyluysanız ve eklem ağrılarından yakınıyorsanız koridor tarafında oturmanızda fayda var. Böylece istediğiniz zaman kalkabilir ve koridorda ufak yürüyüşler yapabilirsiniz. Çok uzun yolculuklarda bu yürüyüşlerin önemi artar. Çünkü uzun süre hareketsiz kalmak ayaklarda ve bacaklarda şişliğe (postural ödem) neden olur. Daha ileri safhalarda derin ven trombozu (deep vein thrombosis) adını verdiğimiz pıhtılaşma şikayetleri baş gösterebilir ve çok nadir de olsa ölümcül olabilir. Bundan çok basit bir egzersiz ile korunabilirsiniz: Ara sıra ayaklarınızı gerin ve ayak parmaklarınızı oynatın. Her saat başı ayağa kalkın ve koridorda yürüyüş yapın.
  • Yeterince sıvı aldığınızdan emin olun. Ticari uçuşlarda kabin içi nem seviyesi oldukça düşük olup, %15 civarında seyreder. İdeal şartlarda nem oranının %60-70 civarında olması gerekir. Bu nedenle sıvı alımının önemi yolculukta daha da artar. Yolculuk süresi uzadıkça düşük nem oranı sizi daha da etkiler ve başağrısı, ağız ve cilt kuruluğuna neden olabilir. Bu nedenle sık aralıklarla su içmeyi ihmal etmeyin. Alkol ve kahveden uzak durmaya çalışın çünkü idrar söktürücü olmaları nedeniyle sık tuvalete çıkmanıza ve daha susuz kalmanıza neden olurlar. Aynı şekilde sodalı içecekler de gaz yapabileceği için tercih edilmemesi gereken sıvılar arasındadır. Bu durumda su ve meyve sularını tercih etmelisiniz. Ayrıca kuruyan cildiniz için de yanınızda küçük bir nemlendirici bulundurmanızda fayda var.
  • Sizin için ne uygunsa onu yiyin. Pek çok havayolu şirketi şu diyetlere uygun ikramda bulunmaktadır: Hindu, helal, kosher (Museviler için), Japon, çocuk, diyabetik, düşük kalorili, az şekerli, az tuzlu ve hafif diyet. Bu gibi özel tercihlerinizi genellikle yolculuktan 72 saat önce havayolu şirketine belirtebilirsiniz. Ayrıca yanınızda kurutulmuş meyve, kraker ya da şeker gibi küçük atıştırmalıklar bulundurabilirsiniz. Özellikle çocuğunuzla yolculuk ediyorsanız bu tip atıştırmalıklar keyfini yerine getirebilir. Ayrıca şeker ya da sakız iniş ve kalkışlarda yardımcı olabilir. Bebekler için sıvı yerine toz formulayı tercih edebilirsiniz. En kolayı önceden ölçülmüş formulayı plastik kap içerisine koymak ve sıcak suyu kabin ekibinden istemektir. Hem yerden kazanır hem de sütü boşa harcamamış olursunuz.
  • Alerjiniz varsa hazırlıklı olun. Eğer siz ya da çocuğunuzun alerji problemleri varsa doktor tarafından tavsiye edilmiş ilaçlarınızı yanınızda bulundurmayı ihmal etmeyin. Özellikle fıstıklı yiyecekler büyük problem olduğu için kuzey Amerika ve Avrupa havayollarında yasaktır. En önemlisi daha önce riskli bulduğunuz bir yiyeceği kesinlikle yememelisiniz.
  • Taşıt tutmasını (hareket hastalığı - motion sickness) engelleyin. Araba, deniz ya da uçak tutması olarak karşınıza çıkabilecek bu rahatsızlık doktorunuzun tavsiye edebileceği ilaç veya patch ile giderilebilir. Taşıt tutması esnasında gözlerinizi kapatmak, pencereden dışarıyı seyretmek, ağır koku ve baharatlardan uzak durmak ve mümkünse uçakta hareketin en az algılandığı kanat üstünü tercih etmek faydalıdır. Boş bir mideyle yolculuğa başlamak veya kitap okumak ise rahatsızlığı arttıran faktörlerdendir.
  • Tüm ilaçlarınızı el bagajınızda bulundurun. Uçakların kargo bölümünda sıcaklık -55 dereceye kadar düşebilir. İnsülin gibi enjekte edilmesi gereken ilaçlar bu ısıda donabilirler. Diğer tipteki ilaçlar da bu tip ısı değişikliklerinde herhangi bir belirti göstermeksizin transforme olabilirler. İlaçlarınızı taşırken hepsini tek bir kutuya doldurmamaya ve mümkünse orjinal kutularında taşımaya özen gösterin. Eğer gerekli ise eczacı ya da doktorunuzdan size özel bir etiket hazırlamasını da isteyebilirsiniz. Bu tip önlemler havaalanı güvenliğinin soruları ile karşılaşmamanızı sağlar.
  • El bagajınızı doğru bir şekilde hazırlayın. Aslında en özenle hazırlanması gerekenin el bagajı olduğunu düşünüyorum. Seyahat dokümanlarınız, yolculuk detaylarınız, değerli eşyalarınız, gideceğiniz ülkenin dilini bilmiyorsanız pratik bir sözlük, ilaçlarınız, mini ilk yardım kutusu, gideceğiniz ülkenin biriminde bir miktar para (bahşiş ve taksi ücretleri gibi ilk günkü harcamalar için) ve yedek kıyafetler (bagajınızın kaybolması ya da yolculuk esnasında kıyafetinizin kirlenmesi ihtimaline karşın) el bagajınızda olmalı. Ayrıca önemli dokümanlarınızın (pasaport, kredi kartları, bilet, bagajlarınızdaki eşyaların listesi) kopyasını bir yakınınızda bırakmak ve gerektiğinde arayıp istemek de faydalı olur.   El bagajında taşıyabilecekleriniz ve limitleriniz ile ilgili olarak havayolunun kurallarını kontrol etmelisiniz.
  • Özel bir durumunuz varsa uçuş ekibini bilgilendirin. Uçak ve gemi seyahatlerinde aşağıdaki durumlarda özel servis talebinde bulunabilirsiniz:
    • havaalanı eskortu (duyma ve işitme problemleri olanlar ve yalnız seyahat eden çocuklar için)
    • uçaklar için dizayn edilmiş tekerlekli sandalye (normal tekerlekli sandalyelerin pek çoğu uçak koridorları için büyük gelmektedir)
    • rehber köpek
    • oksijen (çeşitli anemi ve kardiyorespiratuvar problemler için)
    • refakatçi için özel ücretlendirme
  • Seyahat sigortanızı mutlaka yaptırın. Ne yazık ki başımıza ne zaman ne geleceğini önceden tahmin edemiyoruz. Bu nedenle bir sayahat sigortası yaptırmanız çok önemlidir. Ben yolculuklarımda seyahat süresi ne olursa olsun sigortamı mutlaka yaptırıyorum. Yalnız yaptırırken sigortanızın gideceğiniz bölgede geçerli olup olmadığından emin olmalısınız. Ayrıca sigorta poliçelerinin aşağıdaki durumları kapsamadığını bilmelisiniz:
    • Risk içeren aktivitelerden (scuba diving, sky diving ve dağcılık gibi) kaynaklanan yaralanmalar
    • HIV ve frengi gibi cinsel temasla bulaşan hastalıklar
    • hamilelik nedeniyle oluşan komplikasyonlar
  • Önemli numaraları mutlaka yanınızda bulundurun. Bunların bir listesini cüzdanınızda ve bagajınızda taşımanızda fayda var:
    • Acil durumlarda irtibata geçilmesini istediğiniz kişi ve kişilerin isim ve telefon numaraları
    • Özel bir sağlık durumunuz varsa doktorunuzun ismi ve telefon numarası
    • Kayıp halinde ulaşmak üzere kredi kartı numaranız ve bankanızın telefon numarası
    • Seyahat sigorta şirketinin lokal ve denizaşırı telefon numaraları
    • Gideceğiniz ülkedeki Türk elçiliğinin irtibat numarası
    • Otelinizin adres ve telefonu ve varsa gideceğiniz ülkede tanıdığınızın irtibat bilgileri
    • Kan grubunuz ve varsa ilaç alerjilerinizin bilgisi
  • En önemlisi sakin olun ve gergin durumlardan kaçının. Tatil yolculuklarında gecikmeler, uzun beklemeler ya da türlü aksilikler meydana gelebilir. Unutmayın! Hayat her zaman mükemmel ve planlandığı gibi olmayabilir. Önemli olan bulunduğunuz anın tadını sevdiklerinizle birlikte çıkartmanız. 


Seyahat öncesinde yapılacak işler listesi

  • Yolculuğunuz öncesinde doktorunuzu mutlaka ziyaret edin ve gerekiyorsa aşılarınızı yaptırın.
  • Yeteri kadar ilacınızı yanınızda bulundurun.
  • Seyahat sigortası yaptırın.
  • Pasaport ve vizelerinizin geçerliliğinden emin olun.
  • Seyahat detaylarınızı ailenizle de paylaşın.
  • Telefon ve kredi kartlarınızın gideceğiniz ülkede kullanılabildiğinden emin olun.
İlk başta çok detaylı gelmiş olabileceğini düşünüyorum. Ancak unutmayın, yurtdışında beklenmedik koşullar ve durumlarla karşılaşabilirsiniz. Bu tavsiyeleri uygulamaya başlayın, aslında ne kadar kolay olduğunu ve tatilinizi daha da keyifli geçireceğinizi göreceksiniz.

Sizin ekleyeceğiniz ipuçları varsa yorumlara eklemekten lütfen çekinmeyin.



İlgili diğer yazılar:

Singapur'a ne zaman gitmeli: iklim ve mevsimler
Kusursuz bir Singapur tatili için bilmeniz gereken 6 şey
10 doların altında alınabilecek güzel hediyeler

Pazar, Kasım 3

Kusursuz bir Singapur tatili için bilmeniz gereken 6 şey

İşte tatil budur! diyebilmenin en önemli koşulu, seçtiğiniz tatil beldesi ile ilgili beklentilerinizi doğru tanımlamaktır.

Konuya hızlı ve dürüstçe yaklaşmak gerekirse, birçok Türk'ün uzak doğu -ya da güney doğu asya- tatilleri konusunda doğru bir bilgiye sahip olduğunu sanmıyorum. İşte bu kulaktan dolma bilgilerin bazılarına yanıt:

  1. Ada dediler ama ne denizi güzel ne adam gibi kumsalı var! - Singapur'da - hele ki güzelim akdeniz koylarından sonra - filmlerdeki ada tatilini bulacağınızı düşünmeyin. Daha çok mimarisi, dev gökdelenleri, itinalı şehir bölge planlaması ile gelişmiş bir kent bulacaksınız. Biz de burada ya havuzumuzda ya da hafta sonu civar ülkelerin adalarına kaçarak yüzmenin keyfine varıyoruz. Eh tabi 13.yüzyıldan beri gemilere liman vazifesi gören bir denizde kafanızı suya sokmak istiyorsanız, o sizin bileceğiniz iş.
  2. Uzakdoğu yemekleri bize göre değil - Kabul edelim biz bu konuda maceraci ve yeniliklere pek de açık değiliz. Suadiye'de Sushi, Taksim'de Çin yemeği yemekle uzakdoğu gurmesi olunmuyor. Zira ben buraya geldikten sonra senelerdir alakasız şeylerin ülkemizde otantik diye servis edildiğini farkettim. Ciddi bir iddiam olmamakla birlikte adını sanını duymadığınız yemekler konusunda baya bir yol aldığımı ve kesinlikle Türk damak zevkine uygun yeni tadlar keşfettiğimi söylemeliyim. Biraz macera lütfen...
  3. Adam gibi yiyecek birsey bulamadım! - Eğer gerçekten uzak doğu tadları size uymuyorsa çözümsüz kalacağınızı kesinlikle düşünmeyin. Neredeyse bir milyon yabancının yaşadığı bu şehir-ülkede Türk kebapçılarından İtalyan pizzacılarına kadar her tür mutfağı bulmanız mümkün. Olmadı, bir fastfood restaurant her zaman sizi bekliyor olacaktır :)
  4. Singapur'da elektronik ürünler ucuzmuş - Her zaman değil ve çoğu zaman aradaki fark zahmete değmeyecek türden. 
  5. Singapur'da büyük markalar ucuzmuş - Evet kimi zaman ucuz. Ama dikkat edin bu ucuzluğun nedeni uzak doğu pazarında o çok sevdiğiniz markaların ikinci kalite ürün satması da olabilir. Her şeyin bir bedeli var değil mi?
  6. Muson zamanı Singapur'a gitmek büyük hata - Eğer başka bir uzakdoğu ükesinden bahsediyor olsaydık, ben de en güzel mevsiminde gitmenizi tavsiye ederdim. Ama bu kural Singapur için geçerli değil. Ada bir turist için görebileceğiniz en iyi deneyimlerden birini sunuyor ve yağmurun bunu engellemesi neredeyse mümkün değil.
          Siz neler duydunuz Singapur hakkında? Yorumlarınızı ve sorularınızı yazın, doğru olup olmadığını tartışalım.

          İlgili diğer yazılar:

          Pazar, Eylül 8

          Kültür şoku nedir?

          Hemen herkesin başına gelebilecek olan kültür şokunu (culture shock) klinik bir durum ya da hastalık olarak nitelendiremeyiz. Temelinde olan şey, kişinin kendisini alıştığı kültürün dışında farklı bir kültürde bulması nedeniyle, zihni karışmış ve tedirgin hissetmesidir.

          Öncelikle bilmelisiniz ki; kültür şoku geçirmek gayet olağandır ve kişiler bu durumu farklı formlarda yaşayabilirler.

          İkinci olarak; kültür şoku geçicidir.

          Kültür şokunun 4 farklı evresi vardır

          Balayı evresi (Honeymoon phase): Bu evrede kişi alışık olduğu kültür ve yeni karşılaştığı kültür arasındaki farklılıkları daha romantik bulacaktır. İlk haftalarda bu yeni ortama hayranlık duymak ya da turist gibi hissetmek de normaldir. Ancak nihayetinde bu evre sona erer.

          Uzlaşma evresi (Negotiation phase): Genellikle 2-3 ay sonrasında kültürel farklılıklar kişinin daha çok dikkatini çekmeye başlar ve hatta rahatsızlık yaratabilir. Eğlence ve heyecan yerini hayal kırıklığı ve öfkeye bırakır. Bu durumu yaratan en önemli etkenler iletişimde karşılaşılan sıkıntılar, lisan bariyeri, yanlış arkadaşlıklar, farklı iklim, uyku düzeni bozuklukları ve vücudun yeni bakteri seviyelerine alışamaması olabilir.

          Alışma evresi (Adjustment phase): 6-12 ay sonrasında yeni kültürü daha çok anlamaya ve yeni bir düzen geliştirmeye başlarsınız. Problem çözme yeteneğiniz gelişir, karşılaştığınız farklı durumlara daha pozitif tepkilerle yaklaşırsınız.

          Ustalık evresi (Mastery phase): Dördüncü evrede kişi tamamen ve konforlu bir şekilde bulunduğu çevreye adapte olur. Bu durum bi-kültürel evre olarak da nitelendirilebilir ve asimile olmakla karıştırılmamalıdır.


          İlgili diğer yazılar:

          Kültür şokuyla başa çıkmanın 10 yöntemi
          Çin Kültüründe Sofra Adabı ve Tabular
          Expat ya da Expatriate nedir?
          Yurtdışına yerleşenlere 11 önemli tavsiye


          Pazartesi, Ağustos 12

          Kültür şokuyla başa çıkmanın 10 yöntemi

          Yeni bir ülkeye geldiniz, işin eğlenceli ve heyecanlı kısmı bitti ve artık hoşunuza gitmeyen birşeyler mi var? Kültür şoku yaşıyor olabilirsiniz.

          İşte size kültür şokuyla başa çıkmanın 10 farklı yöntemi:


          1. Gideceğiniz ülke ile ilgili mutlaka ön araştırmanızı yapın. Böylece beklentileriniz daha gerçekçi olacaktır. Örneğin Singapur'a gelip ev kiraları ve otomobil fiyatları ile ilgili şok geçiren insanlar hatırlıyorum. 
          2. Geride kalan dostlarınız ve yakınlarınızla irtibatınızı kesmeyin. Şanslıyız ki artık hızlı internet bağlantısı ve uygulamalarımız var. Skype, Facebook, bloglar ve eposta gibi platformlar bizi sevdiklerimize her an ulaşabilecek duruma getirdi. 
          3. Lokal arkadaşlıklar edinin. Özellikle ilk günlerinizde size kültürel farklılıkları daha kolay aktaracak, güvenilir birilerinin yanınızda olması çok işinize yarayacaktır. Garipsediğiniz durumlar size bir arkadaşın açıklamasıyla daha anlamlı gelebilir. 
          4. Kendi kültürünüzden arkadaşlıklar kurun. Böylece rahat iletişim kurma, fikir alışverişi yapma ve deneyimlerinizi paylaşma fırsatınız olacaktır. Dikkat etmeniz gereken tek şey iletişiminizi bu ülkeyle ilgili herşeyden nefret ediyorum diyaloglarına dönüştürmemektir.
          5. Her gün için kendinize bir plan yapın ve yeni şeyler deneyin. Tek başınıza lokal pazara bitmek, yeni yemekler denemek, kurslara katılmak gibi kendi kendinize eğleneceğiniz aktiviteler bulun. 
          6. Kendi kültürünüzden alışkın olduğunuz ve hoşlandığınız şeyler yapın. Bazen tek ihtiyacınız olan alışık olduğunuz sesleri, tatları ve kokuları duymak olabilir. Ben ve eşim birkaç farklı ülkede expat olarak yaşadık ve farklı şeyler denemek kadar, kendi yemeklerimizi yapmaya, akşamları çayımızı demlemeye özen gösteriyoruz. Zaman zaman bir Yeşilçam filmi açıp, Adile Naşit'in sesiyle kendimi iyi hissettiğim oluyor, size de tavsiye ederim :)
          7. Yürüyüşlere çıkın. Spor yapmanın faydalarından bahsetmeyeceğim bile. Yürüyüş yapmak etrafınızı keşfetmenin, bulunduğunuz yerdeki yaşamı küçük detaylarıyla anlamanın en kolay yollarından biridir. Evler nasıl inşa edilmiş, posta nasıl teslim ediliyor, çöpler nasıl toplanıyor gibi pek çok küçük detay hayatı anlamanızı kolaylaştıracaktır. Örneğin ben HDB (Singapur'un toplu konutları) otoparklarında neden bazı arabaların silecekleri kaldırılmış anlayamıyordum. Sonradan öğrendim ki, geceleri bir görevli gelip, ufak bir ücrete daha önceden anlaştığı arabaları yıkıyor, yıkandığı anlaşılsın diye de sileceklerini kaldırıyormuş. 
          8. Birşeye başlamadan önce araştırın. Temel ihtiyaçlarınız için gerekli her tür hazırlığı ve araştırmayı önceden yapın. Örneğin ihtiyaç duyduğunuzda kendinizi ilk gördüğünüz hastaneye atmak yerine, öncesinde sağlık sisteminin nasıl işlediğini araştırın. Bu size hem zaman hem de kolaylık sağlayacaktır. Maceraperest olun ama tedbirsiz olmayın.
          9. İletişim kurmaktan korkmayın. Yabancı dilde konuşurken hata yapmaktan, pot kırmaktan ve tanımadığınız insanlarla havadan sudan konuşmalara girmekten korkmayın. Bizim insanımız bu noktada çekingen olduğunu ve kendine kapalı bir grup kurmayı tercih ettiğini düşünüyorum. Oysa ki başkaları da bizim kadar anlayışlı olacaktır. Sonuçta yabancıyız ve biraz rahat olmanın sakıncası yok.
          10. Arada memleketten kendinize birşeyler getirtin. Hele bizim gibi uzakdoğudaysanız, inanın daha da kıymetli oluyor. Bir kutu baklava ya da sevdiğiniz yazarın son kitabı sizi çok mutlu edebilir. Böyle şeyleri tatile giden arkadaşlarınızdan isteyebilir ya da internetten sipariş edebilirsiniz. Ayrıca araştırın, belki aradığınız bazı ürünler yaşadığınız yerde de bulunuyor olabilir.
          Sizin de tavsiyeleriniz varsa lütfen yorumlar kısmına eklemekten çekinmeyin.

          İlgili diğer yazılar:

          Yurtdışına yerleşenlere 11 önemli tavsiye
          Expat ya da Expatriate nedir?
          Singapur'da Türk ürünleri nerede bulunur?
          Çin Kültüründe Sofra Adabı ve Tabular


          Çarşamba, Eylül 12

          Singapur'a ne zaman gitmeli: iklim ve mevsimler


          Ekvatorun yalnızca 1 derece kuzeyinde bulunan Singapur, tropik-ekvatoral bir iklime sahiptir. Bunu ılık ve nemli bir hava olarak da düşünebilirsiniz. Yıl genelinde dramatik hava değişiklikleri olmamaktadır. Sıcaklık en düşük 23-26 en yüksek 31-34 derece olarak gerçekleşmektedir. Nem oranı ise ortalama %84,2dir.

          Alışık olduğumuz ilkbahar-yaz-sonbahar-kış mevsimleri burada olmamakla birlikte, sıklıkla iki muson sezonundan bahsedildiğini duyabilirsiniz. 

          Singapur'da, Aralık-Mart döneminde ''kuzeydoğu musonu'', Haziran-Eylül döneminde ise ''güneybatı musonu'' olmak üzere iki muson (monsoon) sezonu yaşanır. 

          Kuzeydoğu muson mevsiminde genellikle öğleden sonraları veya akşama doğru orta şiddette ve şiddetli yağmurlar görülür. Şubat-Mart dönemi kuru olarak geçirilir ve çok az yağmur yağar. 

          Güneybatı musonunda ise yağmur, şafak ve öğle vaktinde gürülür ve bu yağmurlara yaklaşık 30dk süren gök gürültülü fırtınalar eşlik eder. Bir gece öncesinde Sumatra adasında gelişen ve Singapur ve Malezya yarımadasında etkisini gösteren bu fırtınaları, 1-2 saat sağnak ve sonrasında öğlene kadar hafif yağmur takip eder.

          Bu iki muson sezonunun ortasında (Nisan-Mayıs ve Ekim-Kasım) geçiş dönemleri görülür ki bu dönemlerde öğleden sonra ve akşamüzerleri yağmurları olağandır. 

          Meteoroloji raporlarına göre Mayıs-Haziran ve Şubat ayları en az yağış alan aylar olurken, en yağışlı ay ise Kasımdır.

          Yağmur, günlük hayatın bir parçasıdır ve tatilinizin en büyük aktivitesi güneş banyosu değilse, kesinlikle bir engel olarak düşünülemez. İyi bir planlamaya sahip olan Singapur'da yağmurlu günlerin şehir aktivitelerini ve turizmi etkilememesi için pek çok şey düşünülmüştür.


          İlgili diğer yazılar:

          Singapur'da Resmi Tatiller

          Cuma, Haziran 15

          Singapur'da isim ve ünvanlar

          Multi-kültürel olarak tanımlayabileceğimiz Singapur'da elbette isim ve ünvanlar biraz karışık gelebilir. Bu yazımda 3 farklı etnik grubun isimleri genel olarak nasıl kullandığını ve nasıl hitap edebileceğimizi açıklamaya çalışacağım.

          Çin kökenliler
          Çin geleneğinde kişiler genellikle 3 isim sahibidir. Soyad ya da aile adı en başta gelir. Diğer iki isim kişiye verilen isim yani adıdır. Resmi bir durumda kişiye soyadı ve varsa ünvanı ile birlikte hitap etmek gerekir. Eğer daha samimi bir ortam ise kişi zaten size hitap için tercih ettiği ismini belirtecektir. Bu birinci ya da ikinci adından herhangi biri olabilir. Bazı Çinliler ayrıca kendilerine bir batılı isim edinirler. Bunun nedeni çoğunlukla iş ve günlük hayatta, özellikle batılılarla olan iletişimi kolaylaştırmaktır. Resmi konularda ve evraklarda ise kişiler kimliklerinde yer aldığı şekilde anılırlar. Daha detaylı bilgi için bu linke bakabilirsiniz.

          Malay kökenliler
          Pek çok Malay'ın soyadı bulunmamaktadır. İslami kültürle gelen bu uygulama Singapur'da çok yaygındır. Kişiler babalarının adlarını da kullanarak anılırlar. Bu durumda kişinin önce adı sonra da bir bağlaç ile babasının adı kullanılır. Erkek için bu bağlaç ''bin'' kadın için ''binti''dir. Örnek vermek gerekirse; Musa bin Osman ya da Aisyah binti Osman, Osman isimli bir kişinin Musa isimli oğlu ve Aisyah isimli kızını belirtir. Bu durumda kişilere ismi ile hitap edilir. Ayrıca hacca gitmiş kadınlar ''Hajjah'', erkekler ise ''Haji'' ünvanını isimlerinin önünde kullanırlar.

          Hint kökenliler
          Pek çok Hintli de Malaylar gibi soyadı kullanmaz ve bunun yerine babalarının ismini adlarının başında bir bağlaçla kullanırlar. Erkekler için s/o ('son of' yani 'onun oğlu'), kadınlar için ise d/o ('daughter of' yani 'onun kızı') bağlacı kullanılır. Kadınlar evlendiklerinde babalarının ismi düşer ve yerine kocalarının ismini bir soyadı gibi kullanırlar. Pek çok Hintli'nin oldukça uzun isimleri olduğu için çoğu isimlerinin kısaltılmış bir versiyonunu kullanır. Ayrıca Sikh Hintlileri'nin büyük bir kısmı Singh ismini de kullanır ve bu yolla Sikh olduğunu belirtmiş olur. 

          Elbette tüm bunların dışında örnekler de görebilirsiniz. En sağlıklısı iletişimin en başında kişilere, kendilerine nasıl hitap edilmesini tercih ettiklerini doğrudan sormaktır. Türk kültüründe pek de yerleşik olmayan bu yöntem, sosyal ve iş hayatında pek çok ulustan insanla iletişimde olan Singapurlular tarafından kesinlikle normal karşılanacaktır. Bu nedenle rahat olun ve ''How may I address you?'' diye sormaktan çekinmeyin.


          İlgili diğer yazılar:

          Singapur hakkında 9 ilginç bilgi
          Çin Kültüründe Sofra Adabı ve Tabular
          Bir kokteylin hikayesi: Singapore Sling



          Çarşamba, Mayıs 9

          Bir kokteylin hikayesi: Singapore Sling

          Long Bar - Raffles Hotel, Singapore
          1900'lerin hemen başıdır ve sıcak bir öğle saatinde Raffles Otel'in lobisinden genç bir Britanya'lı subay içeriye girer. Girer girmez de bir köşede oturmuş, narin ve bir o kadar da güzel asyalı bir hanımefendi dikkatini çeker. Genç subay bara yaklaşırken gözlerini bu hanımdan alamaz ve barmene fısıldayarak sorar:

          ''Ngiam, kim bu ışıldayan güzellik?''

          ''Oh! Kendisi Lady Chin olmalı efendim, buralı bir ipek tüccarının en küçük kızı.'' diye yanıtlar barmen ve ''kendisine bir Scotch göndermemi ister misiniz?'' diye ekler.

          Genç subay kafasını sallayarak yanıt verir:

          ''Tanrı aşkına Mr.Niam, tabi ki hayır. Scotch böyle bir genç hanımın duruşuna uygun bir içki değildir.''

          İşte o an Hainan-Çin asıllı barmen Mr. Ngiam Tong Boon bu meydan okumaya karşılık olarak tropikal bir kokteyl hazırlar. Bu tatlı karışım zamanla o kadar popüler olur ki yalnızca Raffles Otel'de değil, kokteyl tariflerinin arasında da kendine bir yer bulur.

          Bu hoş hikayenin yanı sıra Singapore Sling ile ilgili bazı tartışma konuları da mevcut. Örneğin kokteylin yaratıldığı yer olan Raffles Otel'de bile artık orjinal haliyle sunulmadığı söylenir. Karışımın tropikal tarzda bir punch olmadiği ve dolayısıyla kokteylin renginin kırmızı olmadığından da bahsedilir. 

          Ayrıca, yoğun talepler sonucu markalaşan ve adanın her tarafında bulabileceğiniz bu kokteylin her zaman doğru bir şekilde sunulmayabileceği ihtimalini de unutmamak gerekir. Yani Singapore Sling yerine öksürük şurubuna benzer birşey içmeniz de mümkün.

          Bu nedenle ben size iki farklı tarif vereceğim. Ancak size tavsiyem, evde az miktarda yapmanın maliyeti bir hayli fazla olacağından, sıcak bir öğleden sonra Raffles Otel'e uğrayarak kendinize bir sling söylemenizdir. Siparişinizi verirken sunuma hazır olanlardan istemediğinizi ve shaker versiyonunu tercih ettiğinizi belirtmenizde de yarar var.

          Peki ya siz Singapore Sling'i nerede denediniz? Yorumlarınızı bekliyorum :)


          Raffles Otel - Long Bar tarifiyle Singapore Sling

          Malzemeler: 30ml Gin, 15ml Cherry Brandy, 120ml Ananas Suyu, 15ml Yeşil Limon (Lime) Suyu, 7.5ml Cointreau, 7.5ml  Dom Benedictine, 10ml Grenadine, birkaç damla Angostura Bitters ve buz.
          Hazırlanışı: Tüm malzemeleri buz dolu shaker içerisine doldurun. İyice çalkalayın. 
          İyice çalkalayın. Poco Grande kadehine doldurun ve ananas ve kiraz ile süsleyin.


          Yazar Jason Wilson'ın tarifiyle Singapore Sling

           Malzemeler: 1 1/2 oz kirsch, 3/4 oz Gin, 1/2 oz taze sıkılmış limon suyu, 1 çay kaşığı pudra şekeri, soğutulmuş soda (tercihen Apollinaris)
          Hazırlanışı: Kokteyl shaker'ı buz ile doldurun. Kirsh, gin, limon suyu ve pudra şekerini ekleyin. İyice çalkaladıktan sonra old fashioned ya da rocks kadehine doldurun. İki veya üç küp buz ilave edin ve üzerine soda ekleyin. Portakal dilimi ve kiraz (tercihen maraschino veya brandied) ile süsledikten sonra içkiniz hazırdır. 


          Bazı kaynaklar:
          http://www.imbibemagazine.com/Origins-of-the-Singapore-Sling
          http://projects.washingtonpost.com/recipes/2011/02/02/singapore-sling
          http://en.wikipedia.org/wiki/Singapore_Sling

          İlgili diğer yazılar:

          Singapur hakkında 9 ilginç bilgi
          İlginç bir yasak: Sakız
          Çin Kültüründe Sofra Adabı ve Tabular